Galatasaray Kulübü Başkanı Sayın Dursun Özbek ve yönetim kurulunun, aynaya bakıp acilen yüzleşmesi gereken çok net bir gerçek var: Galatasaray taraftarı sabırsız değil; siz fazla ağırkanlısınız ve eksik planlama yapıyorsunuz!
Aylardır camiaya pompalanan "bekleyin, sabredin" söylemleri, aslında büyük bir yönetim zafiyetinin, vizyonsuzluğun ve plansızlığın üzerini örtmek için kullanılan ucuz bir ambalajdan ibaret. Dünyanın neresine giderseniz gidin; kendi liginde üst üste dört kez şampiyonluk apoletini takmış, Şampiyonlar Ligi'nde her sezon mevcut başarısının üstüne koymayı hedefleyen hiçbir vizyoner kulüp, sizin kadar yavaş ve reaksiyonsuz hareket etmez.
Kavramları doğru yerlerine oturtalım. Elbette büyük hedefleri olan, Avrupa'nın devleriyle çarpışmaya hazırlanan bir kulüp transferde aceleci davranıp menajer oyunlarına gelmemeli. Kimse sizden, yeni sezonun başlamasına üç haftadan az bir süre kalmışken telaşla panik transferleri yapmanızı beklemiyor. Açık konuşalım; bu saatten sonra o panik hamlelerini yapmayın zaten! Fakat atladığınız hayati nokta şu: Avrupa'da "Dev" statüsünde olan hiçbir kulüp, yeni sezonun iskeletini kurma işini sezona üç hafta kalaya bırakmaz!
Geçtiğimiz sezonun ilk yarısının sonlarına doğru takımda yaşanan o derin kadro krizi kabak gibi ortadayken, vizyon sahibi bir yönetim ne yapardı? Devre arasında "günü nasıl kurtarırız, yamayı nereye yaparız" demezdi. Takımdaki eksikler ayan beyan ortadayken, sezon sonu kimlerin vedalaşacağı aşağı yukarı belliyken, gelecek sezonun ana planlaması aylar öncesinden yapılmalı, hedefteki oyuncularla ilk temaslar daha kış aylarındayken kurulmalıydı.
Bugün taraftarın sosyal medyada veya tribünlerde yükselen isyanının temel nedeni, "Neden her gün uçak inmiyor?" şımarıklığı değildir. Taraftar; rakipleriniz eksik bölgelerine nokta atışı takviyelerle şampiyonluk için diş bilerken, sizin hala masada somut bir gelecek planınızın dahi olmadığını gördüğü için öfkeli. Yönetimin, bu haklı öfkeyi "taraftarın sabırsızlığı" olarak okuması, durumu anlamadığının en büyük kanıtıdır.
Şunu kafanıza iyi kazıyın: Üst üste gelen 4 şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi’nde oynanan son 16 turu, bu yönetsel ağırkanlılığın ve vizyonsuzluğun üstünü artık örtemez. Bu saatten sonra yapacağınız panik transferleri, zayıf rakiplere karşı ligde bir şekilde sezonu kurtarmanızı sağlayabilir. Ancak Şampiyonlar Ligi arenasında, o zorlu ve acımasız deplasmanlarda bu plansızlığın faturasını yine Galatasaray taraftarının boynunu bükerek ödetirsiniz.
Zaman daralıyor. Eğer yeni sezonda, geçtiğimiz yılın bir kopyasını veya daha alt bir seviyesini bu camiaya izlettirmeye kalkarsanız, o çok güvendiğiniz şampiyonluk kupaları sizi o koltuklarda tutmaya yetmez. O gün geldiğinde, şimdiden bavullarınızı hazırlamış olmanız gerekecek.