banner279
banner246
14 Ekim 2019 Pazartesi 16:59
M.Berke Merter;Dünya ekonomisi ve sosyal demokrasi

Peki bu duruma nasıl geldik?

Adam Smith’in; fikirlerini yeniden ele alan, geliştiren ve savunan ekonomistler arasında en tanınmış isimler Friedrich August von Hayek ve Milton Friedman’dır. Friedman “Chicago Okulu” olarak da tanımlanan bir iktisadi liberalizm ideolojisi oluşturdu. (Okulun adı, Friedman’ın profesör olduğu Chicago Üniversitesi’nden gelir.) Ancak neoliberaller Smith’in görüşlerini, devlete yönelik eleştirisine ve serbest piyasa savunusuna indirgedi. “Ahlaki duygular kuramı” Hayek ve Friedman tarafından dikkate alınmadı. Bu bencil ideolojiden etkilenen Ronald Reagan ve Magreth Thatcher beraber dünya ekonomisinin rotası radikal ekonomi neoliberal reformlarla yazımızda anlatacağım durumlara getirildi. Bunun arkasındaki radikal düşüncenin özeti, her şeyi serbest piyasaya bırakarak onu sınırlandıran kuralları, denetim mekanizmalarını ve hatta devleti olabildiğince ortadan kaldırmaya yönelikti. Sosyal devlet bu fanatik ekonomi liberalizmine göre en büyük düşman ve hırs kutsal. Ekonomi liberal sistemin de en çok uygulanan ülkesi ABD. Sınırsız büyümenin mümkün olduğuna inanan bir ideoloji ile esasında hiç bir zaman normal bir şekilde geri ödenemeyecek ve tarihte görülmemiş bir borç balonu yarattılar. Adeta kuralsız bırakılan finans dünyası serbest piyasayı casino kapitalizme dönüştürdü. Bu da işçi sınıfının refahının düşmesine yol açtı.

Bugün artık gelecek büyüme başta ABD olmak üzere dünyayı, bu borçtan çıkartamayacak kadar büyük olamayacağı anlaşılmaya başlandı. Merkez bankalarının parasal genişleme ile enflasyon yaratıp borçları sinsice sosyalleştirme yanı enflasyon aracıyla hane halkına yayma planı da küreselleşmeden dolayı gerçekleşmedi. Onun yerine fazla parayla bütün dünyada yatırım balonları oluştu. OECD ülkelerinin borcu 2008’den 2018’e kadar 25 trilyon ABD dolarından 45 trilyona çıktı. 2007-2008 dünya finans krizi ABD’nin 3,5 trilyon dolar ve Avrupa merkez bankası da 2,6 trilyon Euro karşılıksız para basmasına yol açtı. ABD Merkez bankası öylece daha öncelerde hazine bonosu alarak bastığı parayla beraber 4,5 trilyondan fazla para basmış oldu. Hala da para basıp devlet ve banka tahvilleri almaya devam ediyorlar. ABD’li ünlü yatırımcı Bill Gross dünyadaki faiz getirisini tarihin en dip noktasında olduğunu ve bu durumu bir süpernovaya(bir güneşin patlaması) benzettiğini ifade etti. Deutsche Bankın şef ekonomiste göre bu durum dünya tarihinin en büyük tahvil balonuna sebebiyet verdi ve yeni bir finans krizi olmadan düzelemez. Bu durum da insanların birikimlerini zamanla çoğaltma imkanını ortadan kaldırdı.

Casino kapitalizm

2017 de dünyadaki bütün borsalarında alınabilen hisse senetlerinin toplam değeri 85,3 trilyon dolar ediyordu ve tahvil piyasasının toplam büyüklüğü ise 150 trilyon dolar etmekteydi. Buna karşın türetilmiş finans ürünleri piyasasındaki büyüklüğü nefes kesici, sadece ABD’de 203 trilyon dolar ediyor ve bu adeta aşırı riskli, aşırı kaldıraçlı ve birbirleriyle bağlantılı iskambil kâğıtlarından oluşan bir kuleye benziyor. Nitekim bir kaç hafta önce ABD gecelik repo piyasası çökmüştü ve ancak FED yani Merkez Bankanın acilen 80-90 milyar dolar basma kararıyla son buldu. Bütün bu dengesizlikler bu soruyu akla getiriyor, 2007-2008 dünya finans krizi bu sefer daha büyük bir şekilde tekrarlanır mı? Tabi kimse bunu bilemez. Ama şu bir gerçektir ki risk çok artmış görünüyor.

Neo liberalizm dünya için bir tehdit

Dünya ekonomisinin bu durumu aşırı liberal ekonominin iflası da anlamına gelmektedir. Dünya, acilen dengeli ve sosyal demokrat reformlara ihtiyaç duymaktadır. Başta da ifade ettiğimiz kontrolsüz casino kapitalist düzenin, reformlarla rasyonel bir temele döndürülmesi gerekmektedir. Aşırı hırsın kutsandığı ama en basit sosyo ekonomik sorunları çözemeyen ve gelir dengesizliğini artıran ekonomi liberalizmin, öbür radikal ideolojiler gibi dünyada dışlanması gerekiyor. Kumarbaz bir hoyratsızlıkla bu çarpık sistemi kurtarmak için trilyonlarca para basılıp ortaya konuldu. Bu baş döndürücü paranın ufak bir kırıntısı bile insanların daha iyi bir hayat yaşamaları için neo liberal düzende harcanmadı. Sol partiler geçmişte hep neo liberal sağcı çevreler tarafından ekonomiyi yönetememekle ve fazla borç yapmakla suçlandığına şahit olduk. Ama şimdi kral çıplak ve görülüyor ki radikal liberal ekonomi politikaları dünyayı borç ve spekülasyon dağının altına gömdü ve hepsi hırs sebebiyle yapıldı. Gelir dağılımı dünyada bu neo liberal tahribatla hızlı bir şekilde süper zenginler lehine değiştirildi.

Dünyadaki tablodan ülkemiz de maalesef etkilendi. Cumhuriyetimizin inşaa ettiği ne varsa Türk Telekom’dan, Tank Palet Fabrikasına kadar yok pahasına günlük harcamalar için satıldı. Ama dünyaya göre biz daha şansızız, liberalizmin sadece ekonomi tarifini alarak toplumsal liberalizmi yani özgürlüğünü ve demokrasiyi almadık. Ülkemizin çakma liberalleri de bu orwellvari düzeninin inşasına alkış tuttular. Şimdi de ülkemizi ve dünyayı bu saadet zincirini andıran düzenden ancak sosyal demokrasi kurtarabilir.

Rasyonel ekonomi, adıl bir toplum için sosyal demokrasi

Mali ve ekonomik kriz bir dönüm noktası oldu. Yapılması gereken, krizin somut sonuçlarıyla başa çıkmaktan ibaret değil. Kriz, toplumları temelden etkiledi. Bugün, önümüzdeki yıllar ve onyıllar içinde nasıl yaşayacağımıza ve çalışacağımıza karar vermek zorundayız. Adil ve dayanışmacı bir iktisadi düzen nasıl bir tarza sahip olabilir? Devlet ve piyasa arasında nasıl bir denge bulunmalıdır? Modern, değerlere bağlı bir sosyal demokrat ekonomi politikası nasıl başarılabilir?

Siyasette söz sahibi olmak ve siyaseti biçimlendirmeye katkıda bulunmak isteyen herkes için bu sorular tayin edici bir öneme sahip. Denetim dışı piyasaya duyulan inanç, sonunda karaya oturdu. Şimdi rotayı yeniden çizme fırsatı doğdu. Fikirlerimizle başkalarını etkileyebilmek ve hedeflerimize ulaşabilmek için, yolculuğun yönünü bilmek zorundayız. Bu yüzden, kendi rotamızdan emin olmak daha da önem kazanıyor. Sosyal demokratlar özüne dönmek mecburiyetinde. İnsanlara ümüt veren, hümanist, sosyal ve sol bir yol haritayla. Buna karşın da en büyük tehlike çöken neo liberal düzenin yeni bir faşizm dalgasına yer vermesi. Ki faşizmin filizlenmeye başladığını her yerde görmeye başladık bille. Dolayısıyla sorumluk ve görev bizim. Demokrasi ve dünya ekonomisi kurtulacaksa, bunu ancak sosyal demokrasi başarabilir.

Son Güncelleme: 22.10.2019 13:25
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner285

banner284

banner272