banner279
banner246
17 Mart 2020 Salı 19:50
MEHMET ÇOBAN “TEKRAR İKTİDARI ALMAK İÇİN BAŞKAN OLDUM”
banner290

Bazen “Önemli olan zoru başarmak” der, tam da gerekli olan o anda tüm sorumluluğu üstlenir her şeye yeniden başlarız. İktidarı kaybetmiş bir siyasi partinin muhalefette yaşayacağı zorlukları bilerek, kendi direncinin ve gücünün farkında olarak Çatalca CHP İlçe Başkanı olmayı istemiş Mehmet Çoban.

İktidarın kaybedildiği bir seçimin ardından Çatalca’da muhalefet olan CHP İlçe Başkanlığına aday olarak İlçe Başkanı seçilen Mehmet Çoban, “Tekrar iktidarı almak için başkan oldum” diyerek sorularımızı cevapladı.

10 yıllık iktidarlığının ardından Çatalca’da muhalefet olan CHP İlçe Başkanı olmayı neden tercih ettiniz?

Tekrar iktidarı almak için başkan olmayı istedim. 10 yıllık iktidardan sonra partililerimizin boşlukta kalmaması için birinin el uzatması gerekiyordu.Tabii ki muhalefette olmak zordur. Mevcut iktidarı yakından takip etmek, direnmek, yanlışlarını rahatlıkla söyleyebilmek lazım. Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. En zor durumda dahi her zaman göreve hazırım. Muhalefet ya da iktidar benim için önemli değil. Bu nedenle aday oldum.

Size göre bir önceki dönemde hem ilçe hem belediye yönetiminde eksiklikler var mıydı?

Hepimizin bir eksikliği vardı bana göre ki seçimi kaybettik.Yönetici olan arkadaşların da vardı biz üyelerinde vardı. Demek ki yeterince çalışılmadı ve kazanamadık.

Hem İlçe, hem de İBB meclisinde Ak Parti çoğunluğunun ilçeye yansıması sizce nasıl olacak?

İstedikleri projeyi gündeme getirip, çoğunluk kararı ile meclisten geçirmek gibi dezavantajı var. Örneğin yeni dönemde Çatalca Belediyesi’nin önümüze getirdiği bir ‘Millet Bahçesi Projesi’, bir de yetim vakfına yapılan satış var. İşte bu gibi durumlarda muhalefete çok iş düşüyor ve bizde elimizden geleni yapacağız. Gerek siyasi ortamda gerekse hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacak, her ortamda yanlışın karşısında olacağız.

Çatalca’nın imar durumu ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Siyasi bir partinin ilçe başkanı olarak aslında bu konuda çok fazla bir şey söylemem belki doğru olmaz ama hem Mimar, hem de Çatalcalı biri olarak gördüğüm bir şey var ki, o da imar planlarıyla ilgili çok yanlışımız var. Çatalca Belediyesinin bu konuya ivedilikle çözüm getirmesi lazım. Çatalca’nın önceliği millet bahçesi ya da yeni bir stad veya otopark değil insanlarımızın yaşam hakkı, can güvenliğini sağlamaktır. Deprem gerçeği unutulmamalıdır. Yarın bir depremde Allah korusun bu bölgede, bu binalarda oturan insanlar zarar görürse bunun suçlusu hepimiz olacağız.

Sizce sağlıklı bir dönüşüm nasıl olmalı, belediye neler yapabilir?

İmar planı şehrin kimliğidir, yasasıdır. Bu şehirde nasıl bir yapılaşma nasıl bir kimlik yaratmayı düşünüyorsanız ona göre plan yaparsınız. Bence Çatalca da o kimlik hala kazandırılmış durumda değil. Bence kentsel dönüşümün parsel bazında değil, ada bazında hatta mahalle bazında yapılması lazım. Tamamen alt yapı sorununu çözüp, otoparkıyla, sosyal donatı alanıyla, ulaşımıyla, konut ve ticari alanlarıyla planlayıp, mahalle kültürünü de yaşatacak şekilde dönüşümün yapılması lazım.

“ÇATALCA’YA TURİZM KENT KİMLİĞİ KAZANDIRILMALI”

Çatalca kısmen tarım, kısmen sanayi alanı. Ayrıca İstanbul gibi bir metropolün içinde, insanların hafta sonu kaçamağı yapabileceği, piknik yapıp köy havası alabileceği bir yer konumunda ama bilindiği halde bu kimliğin kazandırılamadığını düşünüyorum. İş hayatının yoğunluğundan dolayı insanlar uzun süreli tatile gidemiyorlar ve en azından hafta sonu ailesi ile gelip bir iki gün geçirebileceği bir ortam arıyor. Çatalca bu anlamda çok uygun bir yer. İstanbul’un hava şartları yaz sezonunu 2-3 ayla sınırlıyor ama ilçemiz orman bakımından da zengin bir bölge olduğu için, av turizmi içinde çok uygun. Turizm anlamında Çatalca’ya yeni bir kimlik kazandırmak ve turizm merkezi haline gelmesi içinde çalışmaların yapılması gerektiğine inanıyorum.

Çatalca Belediyesi’nin yaptığı plan ve projeler yeterli değil mi demek istiyorsunuz?

İlçemizde bazı konular popilist bir yaklaşımla konuşmaktan öteye gitmiyor. Çatalca’nın bir eğitim merkezi olması için, öncelikle her türlü alt yapının olması gereklidir. Sonrasında yer tahsisi yapılır ve planlaması da ona göre yapılır. Üniversiteye bir arazi tahsis edilecekse karşılık beklemeden o arsa üniversiteye tahsis edilir ve okulun buraya gelmesi ile ilgili her türlü planlamanın yapılması gerekir. Çatalca’nın ve köylerinde yapılan imar planlarının hiç birinde üniversite alanı diye bir yer yokl. Planlar yetersiz sadece işte inşaat yapılınca şu kadar yükseklik olacak, bu kadar metrekarede olacak, bu kadar daire çıkacak şeklinde yapılan bir planlama olmuş. Ama bu şehre bir kimlik kazandırmıyor. Şehir gelişmiyor. Çatalca yaşlandı. İlçemizi tekrar yenilemek lazım. Ben her yerde söylüyorum; Çatalca’yı, merkezini ıslah etmeliyiz..Ama önce bir yere taşımak lazım şehri. Yeni bir şehir merkezi yapmak gerek.

Yapılması planlanan ‘Millet Bahçesi Projesi’ hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Sayın Belediye Başkanımız olağan üstü meclis toplantısında Çatalca’nın yaklaşık 44 dönüm arazisinin takas yapılacağını, arkasından da Ziya Altınoğlu Stadı’nın olduğu bölgeye ‘Millet Bahçesi’ yapılacağını söyledi. Çok hızlı gelişen bir proje olduğu için konuyla ilgili bilgilendirme istedik. Olağanüstü bir meclis toplantısı yaparak gündemine almanın bir esprisi de yok. Millet Bahçesine ‘RET’ verdik, zaten ne olduğunu da bilmediğimiz için de hiçbir yorumda bulunmadık. Dediğim gibi sonrasında iki meclis gurubundan, iki de yönetimden arkadaşla beraber Sayın başkana gittik ve bilgilendirme istedik. Sağ olsun bizlere birkaç slayt gösterdi ama bize çok basit, düşünülmeden yapılmış, Çatalca için doğru olmayan bir proje geldi. Biz Çatalca’mızın her şeyin iyisine layık olduğunu düşünüyor, çok daha iyisinin planlanarak ve çevre halkın da görüşü alınarak yapılması gerektiğine inanıyoruz.

Millet Bahçesi Yapılmamalı mı sizce?

“Biz Çatalca için yapılacak her sağlıklı proje için her zaman elimizi taşın altına koyarız.” Örneğin söz konusu bölgede Orman Bölge Müdürlüğü’nden kiralanacak bir yer vardı ve biz meclis olarak belediyenin 200 bin liralık kirasına evet dedik. Belediyenin araç alınma da evet dedik. Çünkü biz eski dönemde kiralama yöntemini yapıyorduk o doğru değildi, bence belediyenin mal edinme olayı çok doğru bir hamleydi ve biz de evet dedik. Doğru projeye her zaman evet. Şimdi millet bahçesine biz ret verdik. Nedeni de insanların bilmediği bir şeyle ilgili yorum yapması yanlış. Oysaki nereye ne yapılacağı bizlerle paylaşılabilinirdi.

ZİYA ALTINOĞLU STADI’NIN TARİHİ BİR DOKUSU VAR

Bizler yinede ilçemize daha yararlı olması için Ziya Altınoğlu Stadı’nda yapılması ön görülen Millet Bahçesi’ni, Atatürk Parkı’na ya da Ferhatpaşa Mahallemizdeki Ulusal Egemenlik Parkı’na yapalım önerisinde bulunduk çünkü parklarımızın durumu ortada. Ne yazık ki söz konusu parklarımız kahvehane görünümünde, kadınlarımızın gidemediği, park kavramını yitirmiş durumda. Millet Bahçesi’nin buralara yapılmasının sosyal ve kültürel açıdan çok daha iyi olacağını söyledik. Ziya Altınoğlu Stadı’nın tarihi bir dokusu var ve bu dokuyu yıkmanın doğru olmayacağını savunduk. Bir diğer öneri olarak yeni alacağımız ya da kiralayacağımız orman alanı içinde bir yere Millet Parkı yapabileceğimizi söyledik ama ille de ‘burayı alacağım, buraya yapacağım’ mantığını kavrayamadık. Bakanlık ilçemize çok özel bir ilgi gösteriyormuş. Sayın Cumhurbaşkanı da bu konuyla ilgileniyormuş ve o yüzden ilçemize böyle bir çalışma yapılıyormuş denildi bize. Ben de “Madem fakir bir belediyeyiz, borçlarla boğuşuyoruz. Neden bakanlık bize direk tahsis yapmadı da, biz bakanlığa takas için 44 dönüm yer veriyoruz” Benim anlamadığım nokta da tam da burası.

Sizce bir rant mı var arkasında?

İnsan bilmediği, anlayamadığı ve mantığına sığdıramadığı şeylerle ilgili zamanla yorum yapmaya başlar. Biz artık öyle olduğunu düşünüyoruz. Sorduğumuz konular hakkında, başkanda detaylı ve sağlıklı bilgi veremiyor, çünkü o da bilmiyor. Bize slaytla izletilen görüntüler de o alanın görüntüleri değil. Mimar olduğum için de bir binanın nerede olup, nerede olmadığını az çok anlıyorum. ‘Millet Bahçesine ne yapılacak’ diyoruz, Başkan bize ‘Kütüphane’ diyor. Biz zaten insanlar okusun, kütüphanelerimiz olsun istiyoruz. Buna karsı çıkacak halimiz var mı? ‘Kafeteryalar yapacağız’ dediler, yapılan kafeteryalardan birkaç tanesini yandaşa veririsiniz dedik, buna da bir şey demedik, hadi siyasettir dedik. Ama ilçemizle özdeşleşmiş, ilçemizin adını taşıyan bir tane Çatalca Spor Kulübümüz var. Bu kulübün taraftarı da evinden çıkıyor, meydanda toplanıyor ve stada gelene kadar çevredeki esnaftan alış verişini yapıyor. Çatalca Spor, ortalama 3 bin seyirciye oynayan bir kulüp. Siz Ziya AltInoğlu Stadı’nı alıyor, İzzetin Köyü’ne götürüyorsunuz. Ne olacak o zaman biliyor musunuz? 3 bin taraftara oynayan Çatalca Spor, 100 kişiye oynayamayacak ve bitecek. O kültürel yapı önce bozulacak, sonra kaybolacak.

ELBETTE HESAP SORACAĞIM

Çatalca Sporun ötesinde kapalı spor salonunda ve o saha da yüzlerce kadın ve spor yapıyor. Peki bunlar nerde spor yapacak? Millet Bahçesinde mi?  Zaten Millet Bahçesinde yürümenin şansı yok. Dikkat ederseniz ilçemiz kadınları da, vatandaşları da kafeteryaların önünden geçerken rahatsız oluyorlar. Kafeteryalarda oturan adamların önünde kadınlarımız yürüyüşünü mü yapar, spor mu yapar? Böyle bir mantık olmaz. “Belediyemizin cebinden hiç bir şey çıkmayacakmış, 100 bin lira civarında da bakanlık verecekmiş” Çatalca halkının olan 44 dönüm yer veriliyor, niye belediyenin cebinden bir şey çıkmayacak diyorsun ki? ” Ayrıca bakanlığın parası senin, benim yani bizim vergilerimizden kaynaklanan bir para. Elbette hesap soracağım.

ASIL HEDEF CUMHURİYET MEYDANI’DIR

Ayrıca Ziya Altınoğlu Stadı yanındaki meydan, bizim milli bayramlarımızı kutladığımız yerdir. Peki, biz bayramlarımızı nerede kutlayacağız? Belki de altında yatan neden budur ve çokta önemlidir. Bu iktidar 30 yıldır Cumhuriyetin bütün getirilerini yok etmeye çalışıyor. ‘Bizim meydanımızın adı Cumhuriyet Meydanı’dır. “Yapılan projelerin altındaki esas hedef Cumhuriyet Meydanı’nı ve isminin kaldırılmasıdır. Meydanı başka yere, stadı başka yere aldığınızda biz buraya ‘kaymakamlık önü’ diyeceğiz.  İnşallah kaldırmazlar, ilk tepki koyacak olan kişi ben olurum.”

ŞEHRİN MERKEZİNDE AVM OLMAZ

Buraya bir de AVM yapılacakmış. AVM yaptıkları an burası ölür. Buraya iki hamburger ya da bir iki marka isim gelsin, bizim esnafımız biter. Eğer AVM’ye bizim buradaki esnafımızı yerleştirebiliyorsanız o zaman tamam ama yapamazsınız. Çünkü AVM yapısında yerel esnaf yok. Şehrin merkezinde yapılacak AVM’nin trafiği ne hale sokacağını düşünsenize. Çatalca’da 600 otopark yapılacak alan varmış. UKAME’den görüş aldınız mı? Stadın olduğu alandaki yola otopark için giriş çıkış yapılacakmış. Hafta sonu 600 aracın AVM’ye girip çıktığını düşünün. AVM yapılıyor, 600 araçlık otopark yapılıyor ama Millet Bahçesi’ne gitmek için alt ya da üst geçit yapılmıyor. Böyle bir proje olur mu?

Çatalca Belediyesi 80 dönümlük arazisini yetim vakfına sattı bu konuyu ile ilgili değerlendirmeniz nedir?

 SATTIĞINIZ VAKIF KİMDİR? NEDİR?

İnsanlar gibi kurumlarda borç batağına düşebilir. Bir yerleri satmak zorunda kalabilir. Bu satış ile ilgili bir şeye itiraz etmiyorum ama yapılan satış eğer bölgenin tarihsel sosyal dokusunu bozuyorsa ona itirazım var. Bio Medical Lise için ayrılan yaklaşık 80 dönüm olan arazimiz yetim vakfına satıldı. Bu yer satılabilir. Sayın Başkan “Burayı satacağım CHP döneminde yapılan sizin borçlarınız ödeyeceğim “demişti.  Bu bir siyasi bakış açısıdır.

“SAĞLIK TESİSİ GELMEYECEKTİR. RANT OLACAKTIR”

Ama sattığınız vakıf kimdir? Nedir? Çatalca’ya ne getirecek ne kaybettirecek bunun muhakemesini yapmadan satış yapmak çok yanlış bir olaydır. İzzettinde ki insanlarımız bir önceki meralarla ilgili satış için sokağa çıktılar. Bu konu ile ilgili de yarın halk başkanın karşısında durursa hiç şaşırmamak lazım. Tehlikeli bir olay çünkü bu tür vakıfların bir bölgeye girdiğinde bölgenin dokusunu bozacağını düşünüyorum. Oraya üniversite, sağlık tesisi gelmeyecektir. Rant olacaktır. Konuta açacaklardır.  

Peki, size göre Çatalca’nın en önemli ve öncelikli sorunu nedir?

Öncelikle Çatalca’da AKP öncesi ve sonrası dönemi var. En büyük sorunlarından biri de şu anda işsizliktir. AKP öncesinde insanlar iki tane büyük baş hayvanı olduğunda sütünü satıyor, gelen parayla oğlunu, kızını okutuyordu. Birkaç dönüm de olsa arsasında bir şeyler ekiyor, geçimini sağlıyordu. Tarım ve hayvancılıktan hayatlarını sürdürebiliyordu. Ama sistem öyle bir hale geldi ki üretici ayakta duramıyor. Bizim köylerdeki insanlarımızda artık geçinemediği için göç veriyor. Şehir merkezine gelip işe girmek istiyor. Ama iş için aranan bilgi, beceri ve eğitime sahip olmadığı için de büyük sıkıntı yaşıyor.

BASİRETSİZ SİYASETÇİLER YÜZÜNDEN İLÇEMİZDE YATIRIM YOK

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin konuyla ilgili yaptığı hamleler var ve uygulamaya geçtiği anda güzel şeyler olacağına inanıyorum. Yatırım anlamında Kestanelik’te bir kesimhanemiz var ve büyük bir olasılıkla yılsonuna kadar uygulamaya girecek. İlçemizdeki süt üreticileriyle birkaç tane depolama merkezleri oluşturabilir, tarım yapan üreticimizin malını İBB’ye satabilmesi için kooperatifleşme sürecini hızlandırabilirsek, Çatalca da halkımız da kalkınır. Aksi takdirde ben Çatalca’daki 70 milyonu İBB’ye işe soksam yine sorunu çözemem. Bölgedeki sorun yatırımın olmayışıdır, bu da yıllardır siyaset yapanların basiretsizliğidir.

Çatalca ilçesinde yaşayan halkın beklentileri nelerdir?

Halkın bizden beklediği de işsizlik sorunun giderilmesi, yaşam kalitelerinin arttırılması, yaşadıkları bölgenin biraz daha sosyalleşmesi. Metropolden bu kadar kopuk olmaması, ulaşımın çözülmesi, sağlık anlamında sorunların giderilmesi gibi birçok konu var aslında.

Önümüzdeki seçimlerde belediye başkan aday adayı olmayı düşünüyor musunuz?

Partim isterse neden olmasın. Partimin görev verdiği her yerde her alanda görev alırım. Süreç neyi gösterir bilmiyorum ama 4 yıl sonra biz aynı şartlarda devam ediyoruz ve partimizde sen aday olacaksın dediğinde seve seve yaparım.

Röportaj Senay GÜNCAVAR BADUR-Kent Yaşam

Son Güncelleme: 18.03.2020 10:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner285

banner284

banner272