MÜBADELENİN 94. YILDÖNÜMÜ ANILDI

Türk - Yunan nüfus mübadelesinin 94. yıldönümü anma etkinlikleri, İstanbul’da mübadillerin en yoğun yaşadıkları bölgeler olan Büyükçekmece, Çatalca ve Silivri’de gerçekleşti.

MÜBADELENİN 94. YILDÖNÜMÜ ANILDI
Büyükçekmece, Çatalca ve Silivri belediyeleri Türk - Yunan nüfus mübadelesinin 94. yıldönümü dolayısıyla ortaklaşa anma etkinlikleri düzenledi. Etkinliğe ayrıca; Büyük Mübadele Derneği, Tepecik Trakya Rumeli Derneği, Lozan Mübadele Deneği, Lozan Mübadilleri Vakfı, Rumeli Balkan Platformu Derneği, Çatalca Trakya Rumeli Kültür ve Dayanışma Derneği de katkı sundu.
 
KARAYA MİMARSİNAN’DAN ÇIKTILAR
 
Anma etkinliklerinin ikinci günü, 94 yıl önce mübadillerin karaya ilk ayak bastıkları yer olan Büyükçekmece Mimarsinan İskelesi’nde gerçekleşti. Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara, Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, emekli Koramiral Kadir Sağdıç, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı etkinliğe Türkiye’den Yunanistan’a göç eden mübadillerin yakınları ve Yunanistan’dan gelen mübadele derneklerinin temsilcileri de katıldı.
 
TARİHTEKİ İLK ZORUNLU GÖÇ
 
94 yıl önce gerçekleşen zorunlu göç sırasında yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından Büyükçekmece Belediye Başkan Danışmanı Tarihçi ve Yazar Sacide Bolcan, Türk - Yunan mübadelesinin tarihçesini anlattı. Savaşların sonrasında yapılan antlaşma ve protokollerin mürekkep ile yazılsalar da bedellerinin gözyaşı ile ödendiğine vurgu yapan Sacide Bolcan; “94 yıl önce yaşanan bu mübadelenin dünya tarihinde bir benzeri yoktur. Tarihteki ilk zorunlu bir göç olması açısından da önemlidir. 30 Ocak 1923’de imzalanan protokol mezhep esasına dayanmaktaydı. Yunanistan’da yaşayan Yunan vatandaşı Türk Müslümanlar ile Türkiye’de yaşayan Ortodoks Rum Türk vatandaşları karşılıklı olarak yer değiştirdi. Mübadelenin bir de acı, hüzün ve gözyaşı yönüyle de karşılaşıyorsunuz. İnsanların doğup yaşadıkları yerler kökleridir. Onları köklerinden kopartıp başka bir yere dikmek çok kolay kabul görebilecek bir durum da değildir. Buradan giden Ortodokos Rumlar ve oradan gelen Müslüman Türkler ne oralı olabildiler ne de buralı” ifadesini kullandı.
 
AKGÜN: UMARIM BİR DAHA YAŞANMAZ
 
Daha sonra konuşan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, 94 yıl önce gerçekleşen zorunlu göçte büyük acılar ve dramlar yaşandığına dikkat çekerek; “O insanların evleri neresiydi, nerede yaşamayı istiyorlardı ve ne acılar yaşanacaktı? Maalesef bu düşünülemedi. Gönüllü olarak, inisiyatif kullanarak ve ortak bir karar neticesinde bir ailenin evini terk edip bir başka yere yerleşmesi göçmesi gibi değildi. Birileri size bunu zorunlu kılıyor. İşte mübadele de bu. Zorunlu göç. Doğduğun yerden bir başka yere zorunlu göç etmek durumu. Bir yanda anavatana kavuşma duygusu yaşansa da yürekler hep buruktu. Mübadiller zorunlu göç sonrasında yaşamları boyunca hep doğdukları evlerini, geride bıraktıklarını, analarının babalarının mezarlarını özlediler hep.  Martılarla selam yolladılar aşklarına, komşularına, arkadaşlarına. Umarım bir daha böylesi bir durumla karşı karşıya kalınmaz. Böylesi acı ve dramlar bir kez daha yaşanmaz” dedi.
 
KARA: SAVAŞLAR OLMASIN
 
Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara, anma etkinliğinin sloganı olan “Ülkeler değişir kardeşlik değişmez” sözünün çok anlamlı olduğunu belirterek başladığı konuşmasında özetle şunları söyledi:
“Tarihin sayfalarına ve ülkelerin sınırlarına baktığımızda o insanlar açısından ülkeler değişti. Önemli olan dostluğu, barışı ve kardeşliği kalıcı olarak sağlayabilmekti. Bu 6 Mayıs gününde, bu Hıdırellez gününde, baharın uyanışıyla birlikte bir kez daha Türk ve Yunan kardeşliği, derneklerimizin ve onların temsilcilerinin katkılarıyla Çatalca, Büyükçekmece ve Silivri de bir kez daha pekişti. Bir daha göçler olmasın, bir daha savaşlar olmasın. Yaşasın dostluk, yaşasın kardeşlik.”
 
IŞIKLAR: DÜNYANIN EN BÜYÜK İNSAN TAKASI

Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar da yaptığı konuşmada; “Doğduğum günden bugüne kadar mübadil kavramının ne demek olduğunu içinden gelen biri olarak bilen birisiyim. Dünyanın en büyük insan takasının olduğu bir bölgedeyiz. Çok büyük dramlar yaşamış bir milletiz. Ancak 600 sene siyasi anlayışların, emperyalist güçlerin, çıkar çatışmalarının, o kirli oyunların sonuçlarına rağmen insan sevgisini ortadan kaldırmayacak kadar da güçlü bir medeniyetin izlerini taşıyor ve yaşatıyoruz. Bugün bunu çok daha iyi anlıyorum. İşte medeniyet uygarlık dediğimiz de bu. İnsan sevgisiyle donanmış o Anadolu hümanizmini alıp Balkan coğrafyasına getirip kaynaştırıp dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir karışıma döndürüp bu karışımı da yıllardır içinde yaratan bir medeniyet topluluğuyuz biz. Dünyanın hiçbir yerinde de bunun başka örneğini göremezsiniz” diye konuştu.
 
BARIŞIN SİMGESİ ZEYTİN AĞACI
 
Yapılan konuşmaların ardından Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan mübadillerin karaya ilk ayak basmaları canlandırıldı. Yunanistan ve Türk halk oyunu gösterileri ile devam eden programda dostluk, kardeşlik ve barışın simgesi olarak zeytin ağacı dikildi. 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner258

banner257

banner241

banner245

banner183