banner279
banner246
07 Nisan 2014 Pazartesi 16:51
Özgür Karabat sadece bir seçim kaybetti
İstanbul 3'ncü Bölge'den milletvekili olmak için aday adaylığı çalışması yapan ve bu anlamda toplantılar düzenleyen; köy ve cami dernekleri başta olmak üzere toplum kesimleriyle bir araya gelme gayreti içinde olan Dr. Ayhan Özgündüz ile beraberliğimizde kendisini yakından tanıma fırsatım oldu. Kelli felli değildi, yapı olarak biraz dolgundu ama bildiğimiz anlamda göbeği, gıdısı kendisinden önde giden siyasi figürlerden hiç değildi. Daha da önemlisi gözlerinin içi parlıyor, yüzünden gülücükler eksik olmuyordu...

Partisinden milletvekili aday adayı olan, olmak isteyen herkesle ilgileniyordu. Elbette her siyasetçi gibi kendisine göre kişisel veya grupsal hesapları vardı ama bunu birinci derecede etkili hale getirmiyordu.

Bizimle birlikte toplantılara katılıyor, kendisini, partisini anlatıyor ve neden iktidar olmak gerektiği üzerinde görüşler koyuyordu ortaya.

Özgür Karabat, söz konusu dönemde Cumhuriyet Halk Partisi Başakşehir İlçe Başkanı'ydı. Bildiğimiz, ne yazık ki zaman zaman son derece rahatsızlıklar duyduğumuz siyasilere hiç benzemiyordu. Örneğin; aynı bölgenin bir başka ilçesinde ilçe başkanı ve yönetimi ile görüşme istemimiz ancak araya kıdemli bir başka doktor siyasetçinin girmesiyle gerçekleşebilmişti. Yani düşünebiliyor musunuz; siz bir partide siyaset yapmak istiyorsunuz, bir yerlere aday olmak gibi bir derdiniz var ama partinin ilçe örgütüne ulaşamıyorsunuz, sizi kabul etmiyor, kaçıyor...

İşte benim tanıdığım Özgür Karabat, görüntüsü dahil her şeyiyle bu tipolojinin ötesindeydi.
Doğrusu, kendisiyle yakın tanışma fırsatı bulmaktan çok memnundum. Üyesi olduğum, oy verdiğim, başarısı için gücüm ölçüsünce destek olmaya çalıştığım partimde böylesi temiz yüzlere, başarıya aç, tertemiz insanlara gereksinim vardı.

Iğdırlılar Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanlığı görevini yürüttüğüm süre zarfında ilişkilerimiz çok daha sık ve sıcak olmaya başladı. Pazar kahvaltılarımızın ve başka etkinliklerimizin daimi katılımcısı oldu. İşin açığı bizim insanlarımız da kendisini Iğdırlı gibi görüyor, sürekli bizimle oluşunu hiç mi hiç yadırgamıyordu.

Dernek merkezimizin çapraz karşısında, yolun diğer tarafında ve pencereden el sallanır yakınlıkta olan başka bir ilçe yönetimi ise ortada hiçbir neden olmadığı halde dünyanın öbür ucu kadar uzaktı bizden; daha doğrusu halktan...

30 Mart 2014 Yerel Yönetimler Seçimleri süreci ile birlikte Özgür Karabat'ın ilçe başkanlığı görevinden istifa ettiğini ve Başakşehir'den belediye başkanlığı için aday adayı olacağını duydum. Doğrusu hem sevindim, hem de 'keşke' dedim...
Sevindim; çünkü bu görevi layıkıyla yapabilecek bir donanımdaydı ve böylesi tertemiz bir aday ile yola çıkmanın rahatlığı yaşanacaktı.
'Keşke' dedim, çünkü; arkasında kendisi gibi inanılmaz çalışkan ve sevilen bir ilçe başkanı ve yönetimi bulamayabilirdi. Gücüne güç katacak, oylarını artıracak ve kazanması doğrultusunda itici güç/güçler bulamayabilirdi. Dahası; hiç umulmadık noktalardan, umulmadık kesimlerden zarar verici şeylerle karşılaşabilirdi, karalamalarla, iftiralarla, ayrımcılıklarla baş etmek anlamında zorluklar yaşayabilirdi. Ne yazık ki genel hatları itibariyle öyle de oldu...

Şu noktanın altını da hakkın yerini bulması adına çizmem gerekiyor; elbette bütün adaylar ellerinden geleni yaptı, gecelerini gündüzlerine kattı ama Özgür Karabat kadar uzun süreli ve çok çalışan başka bir adayın olacağını düşünemiyorum bile...

Başakşehir'in, Başakşehirliler'in kardeşi seçimi kazanamadı, bu gerçek.
Başakşehir halkı kardeşine, temizliğe, kendisinden olana fazla itibar etmedi, bu da gerçek.
Ancak bütün bunlar ve bu sonuç Özgür Karabat'ın değerini düşürmedi.
Belki yeterince kaçak seçmen yazsaydı, sandıklar üzerinde, tutanaklar üzerinde oynayabilseydi ya da nakti yardımlarda (!) bulunabilseydi başarılı olabilirdi ama işte o zaman da kendisi olmaktan çıkar, dikenli bir koltuk sahibi olurdu...

Özgür Karabat, seçimi kaybetti sadece; insanlığını, güvenirliliğini, kardeşliğini yitirmedi. Partililği üzerinde ise zerre kadar kuşku olmadı ve olamaz da. 'Koltuk varsa ben de varım, yoksa yokum' ucuzluğunda olmadı, olamaz, olmayacak...

Kazanmasını en çok istediğim, en çok başkanlığa yakıştırdığım ve gösterdikleri performansla, emekle, dirayetle bunu en çok hak eden üç adaydan biriydi Özgür Karabat. Ne yazık ki diğer iki adaydan Üsküdar Belediye Başkan Adayı Özkes de kaybetti/kaybettirildi...Beylikdüzü'nde açık ara kazanan Ekrem İmamoğlu ise tek tesellim oldu. Gerçi parti adına da tek teselli, fazladan kazanılan tek yeni belediye Beylikdüzü oldu ya...

Rakibin bütün hünerlerini (!) bir kenara koyarak şunu da söylemem lazım: Başta Üsküdar ve Küçükçekmece olmak üzere iyi bir organizasyon, birlikte çalışma ve sonuna kadar oylara sahip çıkma koşuluyla 5-6 ilçe daha rahatlıkla alınabilinirdi; alınamadı ve korkarım bu gidişat devam ederse alınamayacak da...

Türkiye ve İstanbul genelini ayrı değerlendirmek lazım elbette. Ancak, içten-dıştan oynanan oyunlar sonucunda seçimi kaybeden Özgür Karabat'ın sadece belediye başkanı olamadığını; aslında çok şey kazandığını, belki de -hiç arzu etmem ama- Başakşehir halkının, özellikle de Orta Bölge'nin kaybettiğini söylemek daha doğru olacak...

Şu veya bu şekilde çıkarlarına ters uygulamalarla karşılaştıklarında söylemedik kötü söz, yapmadık ucuzluk bırakmayanların aksine; seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından "mahalle birim başkanımın emrindeyim' diyebilen yiğit bir partili olan Özgür Karabat asla kaybetmez; bu böyle biline...
 
Son Güncelleme: 11.04.2014 17:16
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner265

banner183