banner256

Uzuv kopmalı kazalarda ilk 6 saat çok önemli!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hazırladığı en son İş Kazası ve Meslek Hastalığı İstatistikleri’ne göre, 2015 yılı içinde tespit edilen iş kazaları sonucu 241.547 kişinin yaralandığı ve bunların içinde Organ Kaybı yaşayan 532 kişi olduğu görülüyor.

Uzuv kopmalı kazalarda ilk 6 saat çok önemli!
Türkiye’de mikrocerrahi yöntemi ile son 10 yılda acil el cerrahisi, kol nakli ve yüz nakli konusunda çok büyük ilerlemeler olduğunu görülmektedir. Yeni geliştirilen teknikler ile çok ağır hasarlı hastaların bile klasik yöntemlerle çözülemeyen sorunları artık çözülebilir duruma geldi. Hatta bir zamanlar ümitsiz olarak görülen sinir yaralanmalarının bile mikrocerrahi teknikler kullanılarak hareket ve duyu kazanımlarının da mümkün olduğu yaralanmalar olduğunu görüyoruz artık.
Peki kişiler uzuv kopmalı bir kaza yaşadığında neler yapmalı, nasıl davranmalı? 
Uzuv kopmalarının, önlenebilme ihtimali en yüksek olan mesleki yaralanmalar olduğunu söyleyen TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Türker Özkan, kişinin böyle bir durumla karşı karşıya kalması durumunda yapması gerenleri anlattı…



- Öncelikle mikrocerrahi nedir ve hangi alanlarda kullanılır? Biraz bahseder misiniz?
Mikrocerrahi, vücudumuzdaki küçük yapılar üzerinde hassas ameliyatların yapılabilmesi için özelleşmiş ameliyat mikroskopları ve çok küçük özel aletlerin kullanıldığı bir cerrahi alanıdır. Çıplak gözle görülenden 40 kat daha büyük büyütme altında, saç kadar ince dikişlerin kullanıldığı bir cerrahi alan olan mikrocerrahide cerrahlar, çapları 1 mm’den küçük olan kesik damar ve sinirleri onarabilmektedir.
Damar devamlılığının ve damarda kan akışının yeniden sağlanması ve yaralanmış damarlar ile sinirlerin onarılması, kanser ve doğumsal farklılıklardan kaynaklanan şekil ve işlev bozukluklarının düzeltilmesinde çok büyük bir öneme sahiptir.
Mikrocerrahi teknikteki ilerlemeler cerrahlara kopmuş parmakları ve uzuvları yeniden yerine takma, yani Replantasyon imkânı sağlamıştır.
Mikrocerrahi teknik kullanılarak kopmuş olan bir parmağın yerine ayak parmağının transfer edilmesinde, yaralanmış ellerin cerrahi rehabilitasyonunda büyük bir çığır açmıştır.

Kopan uzvun uygun şekillerde muhafaza edilmesi gerekir

- Kaza sonucunda kopan uzuvların kurtarılması ve eski fonksiyonunu göstermesi mümkün mü? Kaç saat içinde bu uzuvlar dikilmelidir ve bu sürede neler yapmalıyız?
 
Replante edilen uzvun fonksiyonlarının geri dönüş süresi ve kalitesi, hastanın yaşı (çocuklarda daha iyi), kopuk yerinin seviyesi (kopuk seviyesi ne kadar uca yakın ise, sonuçlar o kadar iyi), yaralanmanın şekli (düz ve temiz kesiler, ezilme yaralanmalarına göre daha iyi), cerrahi ve rehabilitasyon ekibinin bilgi ve deneyimi ile hastanın ve yakınlarının  motivasyonu ve iskemi süresi ile ilgili olarak değişmektedir.
 
İskemi süresi kan dolaşımının durması sonucunda gelişen iskemi ve hipoksi ile hücrelerde dejenerasyon ve hücre ölümü başlar. Bu süreci yavaşlatmak için yaygın olarak kullanılan yöntem hipotermidir. Böylelikle metabolizma yavaşlatılmış olur.
Bu nedenle kopuk parça, üzerinde çalışılmadığı süre içinde 4-10°C arasında saklanmalı, ama asla dondurulmamalıdır. Hipoksiye en hassas doku kas dokusu olduğu için kopuk parça içinde ne kadar fazla kas dokusu var ise replantasyon zamanı o kadar kısadır.
Replantasyonun zaman sınırlarının kesin olarak belirlenebilmesi zordur. İlk altı saatlik sürenin ideal olduğu söylenebilir. Ancak uygun hipotermi koşullarında adele dokusunun bulunmadığı parmak amputasyonlarında 24 saat sonra yapılmış ve başarılı olmuş replantasyonlar da vardır.

- Kopan uzuv hastaneye gidene kadar ki sürede nasıl muhafaza edilmelidir?
Kopan uzuv bol serum fizyolojik ile yıkanmalı, mümkünse steril bir gazlı bez ile sarılarak plastik bir torbaya koyulmalı, bu torba da içerisinde buz parçaları bulunan diğer bir kap içerisine yerleştirilerek hasta ile birlikte zaman geçirilmeden, mümkünse 112 ambulansı ile ilgili replantasyon uygulayabilecek merkeze gönderilmelidir.

- Peki uzuv kopması yaşayan hastanın, ameliyat sonrasındaki beklentileri ve gereksinimleri nelerdir?
Ameliyat öncesi dönemde yaş, yaralanma şekli, seviyesi ve genel faktörlere ilave olarak hastanın mesleği, sosyo-kültürel seviyesi ve beklentileri göz önüne alınarak hasta için en uygun kararın verilmesine gayret edilmelidir.
Örneğin, sadece ikinci ya da dördüncü parmakları kopan, biran önce işine dönmek zorunda ve fiziki bir işte çalışmakta olan bir kişide olduğu zaman, replantasyon dışındaki tedavi alternatifleri ilk tedavi seçeneği olabilir. Ancak henüz mesleği belirlenmemiş bir çocukta, genç bir kadında ya da bir müzisyende ise aynı tür yaralanmada kopuk parçaların replantasyonu mutlaka denenmelidir.
 Hasta ve yakınları genellikle bu tür ameliyatlardan mucizevi sonuçlar bekleyebilirler. Bu durumda hekim, tedavi sonuçları ile ilgili olarak hasta ve yakınlarını açık ve gerçekçi olarak bilgilendirmelidir.
 
TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı,
genç cerrahların yetişmesine katkıda bulunuyor

- Türkiye'de mikrocerrahi alanındaki en önemli eksiklik nedir? 
Organizasyonu zor ve yoğun insan gücü isteyen mikrocerrahiye ilgi dünyada ve yurdumuzda giderek azalmaktadır. Bu sebeple de genç cerrahlar hem zor hem de ekonomik olarak hiç cazip olmayan bu cerrahi yandalı seçmemektedir.  Mutlaka ekip çalışması gerektiren bu emek  ve yoğun hizmeti karşılamak için tüm ekibe karşılığı verilmiş bir bedel ve ödüllendirme gerekmektedir.
 
- Bildiğimiz kadarıyla TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı’nın mikrocerrahi alanında uzman doktor yetişmesi ile ilgili projeleri mevcut. Biraz bahseder misiniz?
TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı olarak, Rekonstrüktif mikrocerrahi alanında uzmanlaşmış doktor sayısını daha yukarılara taşıyabilmek için mevcut desteğimizi artırmak amaçlarımız arasında yer alıyor.
Bu doğrultuda her yıl genç cerrahları Temel ve İleri Mikrocerrahi Eğitimleri alabilmeleri adına, yurt içi ve yurt dışı eğitim kurslarına göndererek destek oluyoruz.
 
Travmalar yüzde 50 azaltılabilir

- Özellikle iş kazaları sonucunda yaşanan uzuv kopmalarında, birden çok uzuv kopması durumu ile karşı karşıya kalınabiliyor. Bu tür durumlarda sakatlığın önüne geçmek mümkün mü? 
Uzuv kopmaları, önlenebilme ihtimali en yüksek olan mesleki yaralanmalardır.
Etkili önleme planları, işyerinde gerçekleşen el travmalarını yüzde 50’ye kadar azaltabilir.
Tabii bu tür kazaların yaşanmasının önüne geçilmesi adına işyeri sahiplerinin de alması gereken birtakım önlemler mevcut. Bunların başında ise çalışanlarına vermesi gereken eğitim geliyor.
 
- İşyeri sahipleri bu konuda nasıl önlemler almalı?
TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı olarak bu konuda çalışmalar yapıyoruz. Türkiye’nin farklı şehirlerindeki organize sanayi bölgelerinde, OSB yönetimleriyle birlikte düzenlediğimiz etkinliklerde, alanında uzman kişilerce işyeri temsilcilerine, iş güvenliği uzmanlarına iş kazalarından korunmaya dair pratik bilgiler paylaşılıyor. Olası uzuv kopmalı kazalarda nasıl hareket edilmesi gerektiğini anlatıyoruz.
 
- Kaza sonucunda kopan uzvun başarılı şekilde yerine dikilmemesi ne gibi sonuçlar doğurur?
En gelişmiş protezin en kötü ekstremiteden (kol ve bacaktan) daha iyi olmadığı bilinmektedir. Bu nedenle kopan bir uzvun tekrar yerine takılması için tüm şartlar zorlanmalıdır.
Replante edilemeyen kollar dikilmediği durumlarda kol transplantasyonları gündeme gelmektedir. Ama bu işlemler hasta sağlığını tehdit eden sakıncaları olduğu için çok sınırlı endikasyonlarda yapılabilmektedir. 
 
 
--------------------------------------------
 
TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı Hakkında
TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı, tıp tarihinin önemli dönüm noktalarından birini oluşturan mikrocerrahi alanında Türkiye’de gerçekleştirilen bilimsel araştırmalarla, uygulama ve eğitim çalışmalarını desteklemeyi ana amaç edinmiş ve “İşçilerimizi kaderiyle baş başa bırakmayacağız” ilkesiyle yola çıkmış bir vakıftır.
TİSK, işveren sendikaları, iş dünyasının önde gelen şirketleri ve iş adamları tarafından 12 Temmuz 1985 yılında kurulan vakfın temel amacı, toplumu Mikrocerrahi ve Rekonstrüktif Cerrahi konusunda bilinçlendirmek ve bakım gerektiren hastalara gerekli tedavi imkanını sağlayarak bu hastalardan maddi durumu tedavi masraflarını karşılamaya yetersiz olanlara ise durumlarıyla orantılı olarak ücretsiz tedavi imkanı sunmaktır.
Bu amaç doğrultusunda, ülkemizde mikrocerrahi konusunda uzman cerrahların yetiştirilebilmesi adına, her ay 2 doktorun Amerika’daki Columbia Üniversite’sinde mikrocerrahi eğitimi alması sağlanıyor. İsviçre’nin Zürih kentinde düzenlenen mikrocerrahi eğitimlerine de cerrahlar gönderen vakıf, Türkiye’de düzenlenmeye başlanan kursların da en önemli destekçisi.
TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı ayrıca, mikrocerrahi operasyonların başarılı sonuçlanabilmesi adına, kamu hastanelerine cihaz bağışları ve cerrahlara operasyon ekipmanları destekleri sağlıyor.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner245

banner183