Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız seçim sonuçlarına değil, aile WhatsApp gruplarına bakın. Çünkü orada her şey var, iktidar, muhalefet, basın, kamuoyu ve sabahın yedisinde göreve başlayan Günaydın Bakanlığı…

Eskiden mahallede kapı önüne sandalye atılırdı, şimdi bildirim sesiyle toplanıyoruz. Tek fark, artık kimse gerçekten dinlemiyor, herkes yazıyor

Günaydın Bakanlığı: Devletin En İstikrarlı Kurumu

Bu kurum asla bizi aksatmaz. Kar, kış, deprem, elektrik kesintisi… Hiçbiri Günaydın Bakanlığı’nı durduramaz.

Sabah tam 07:03 Hayırlı sabahlar canlarım!
Altında kahve fincanı, güzel papatyalar, bazen de yanıp sönen bir dua.

Bu mesajlara cevap vermeniz adeta bir vatandaşlık görevidir çünkü cevap vermezseniz hakkınızda acilen ‘bir şey mi oldu’ soruşturması açılır.

Sosyolojik olarak ilginç olan şu, aynı mesaj her gün atılır ama her gün yeniymiş gibi karşılanır. Çünkü burada içerik değil, süreklilik önemlidir. Günaydın bakanlığı ile devlet devamlılığı esastır.

Aile Grubu Haber Ajansı (AGHA)

Her grubun haber merkezi olan bir aile bireyi vardır ve o kişi Facebook’ta bulduğu Gerçek Bilgiler sayfasındaki yüzde yüz doğru kabul ettiği uyarı içerikli bilgiyi çok şükür ki bize bildirir.

“Az önce duydum…”
“Doktor arkadaşım söyledi…”
“Bunu herkes bilmiyor ama…”

Bilginin kaynağı çoğu zaman belirsizdir ama tonu nettir: ACİL.

Aile grubunda teyit sistemi şöyle çalışır,
Biri mesajı atar.
Diğeri “Doğru mu acaba?” yazar.
Üçüncü kişi başka bir zincir mesaj atarak konuyu tamamen değiştirir.

Gündem 4 dakikada kapanır.

Bu hızla bakarsanız aile WhatsApp grubu, ulusal medyadan daha hareketli ve daha çarpıcıdır J

Sessiz Çoğunluk ve Emoji Diplomasisi

Grubun neredeyse yüzde 60’ı hiçbir şey yazmaz, ama her şeyi bilir.
çünkü onlar dijital mahallemizin balkonunda çay içip çekirdeğiyle etrafı izleyenleridir.

Ama kriz anlarında devreye “Emoji Diplomatları” girer.
Uzun tartışmanın altına tek bir çok şükür ya da sağol emojisi bırakır.
Bu dijital “hadi kapatalım” demektir.

Bir de yanlışlıkla atılan mesajlar vardır ki aman aman diyeyim, bireysel dedikodunuzun grupta yazılmasıyla bütün grup üyelerinin kulağında Nuri Alço müzikleri çalmaya başlar…

-‘Kız estetik olmuş, herkese nefes alamıyordum diyor’

Birkaç saniye sonra,
“Bunu buraya değil Ayşe’ye atacaktım ehehe gülücük gülücük ”

O telaşla aniden ‘sadece kendinden sil’ e tıklayan teyzemiz son görülmeme ümidini de kaybederek tansiyonunu 17’ye fırlatmıştır çoktanJ

İşte o an dijital mahallede perde aralanır. Gerçek düşünceler sızar. 15 saniyelik sessizlik olur. Sonra biri gülücük gülücük atar ve hayat normale döner.

Gruptan Çıkma Cesareti

Gruptan çıkmak modern çağın kapıyı çarpıp gitmesidir.
Ama kimse gerçekten çıkmaz.En fazla ne yapılır?1 yıl sessize alınır ,bu pasif direniştir.

Dijital mahallede devrim değil, erteleme kültürü vardır.

Gerçek Mesele ne peki?

Şaka bir yana, aile WhatsApp grubu modern toplumun küçük modeli.

Herkes konuşuyor, az kişi dinliyor.
Bilgi hızla yayılıyor ve hızla unutuluyor.
Ama bağ kopmuyor.

Çünkü o grupta sadece mesaj yok.
‘Yemek yedin mi?’var.
‘Eve vardın mı?’ var.
‘İyi misin?’var.

Ve belki de tüm karmaşaya rağmen bizi orada tutan şey bu.

Modern insanın trajedisi şudur, hem görülmek ister, hem görünmemek.

Aile grubu bu çelişkinin tam merkezidir. Sessize alırız ama kontrol ederiz. Çıkayım mı diye düşünürüz ama çıkamayız. Çünkü orası sadece mesaj alanı değil, dijital soy ağacımızdır.

Ve kabul edelim:
Birkaç gün o grupta hiç mesaj gelmese, içimizi hafif bir endişe kaplar.

Çünkü dijital mahallemiz gürültülüdür ama sıcaktır.
Kaotiktir ama tanıdıktır.
Ve en önemlisi, sessize alınmış olsa bile hep açıktır.

Şimdi müsaadenizle…
Günaydın Bakanlığı mesaide, gülücük gülücük...