Bu yazıyı, son haftalarda İstanbul'da sık sık ve uzunca kesilen elektrik yüzünden; karanlik bir ortamda bu çağın utancıyla yazıyorum biline... "Yeni Türkiye" dediğiniz eğer buysa, vatandaşlar eski Türkiye'yi öyle bir arıyor ki...

Çünkü yeni Türkiye'de; bir siyasal çıkar uğruna, ne huzur kaldı, ne de insanca yaşanacak ve de insana yakışacak bir sosyal hayat kaldı.

Hiç siyasetle adaletin düşmanca yaşandığı bir ülkede kardeşlik ve birlik beraberlikten söz edilir mi?

Medyasından yargısına, devlet işlerinden hayatın her alanına kadar... Damardan işleyen bir ayrışmanın acımasızca uygulandığı bir ülkede, hiç insana ve doğaya saygı kalır mı?

Her nedense, muhalif olanların sürekli zindanlara tıkıldığı…

"Ormanıma dokunma, ağacımı kesme, suyumu zehirleyip kurutma" diye canını ortaya koyarak, vatanının değerlerine sahip çıkanların zindana atıldığı bir ülkede hiç vatana ve millete dair güzel ve refah getirici hizmetler üretilir mı?

Adaletin ve kalkınmanın, vatandaş vatandaş en gerekli bir yerde zerrece hissedilmediği, milletin gözüne baka baka muhalif olanlara haksızlık yapıldığı gün ışığı gibi ortaya serilmişken; hiç bu ülkeye bolluk ve bereket gelir mi?

Hiç emek dünyasının karardığı ve de yoksulluktan bunaldığı bir ülkede: sosyal kesimlerin insanca yaşama hakkından söz edilir mi?

Hale hele iş ve aş kapsı olacak üretim birimleri devreye sokulmadan, bir milletin yarınlarından söz edilir mi?

Bize bizim çektirdiğimiz yeter ve de artar bile... Düşmana gerek var mı? Başımıza yağan bunca haksızlığın yanında, dışarıdan atılanlara kim dönüp bakar ki... Dünyada, iktidar olup iktidarda kalma uğruna, günün her saatinde: Kin, nefret, intikam, kavga ve hesaplaşma iletilerinin milletin başına bir bombardıman gibi yağdığı başka da bir ülke var mıdır?

Bu yüzden gençleri ve çocukları yarınlarından endişeli ve kaygılı...

Evlenme yaşındakilerin böyle bir ortamda, en dayanılmaz oranda güvensizlik ve kararsızlıkları her şeyi açıkça ortaya koymuyor mu?

Bir ülke ki, dağlarca sorunu varken: günün her saatinde sadece operasyon, gözaltı, tutuklama, milletin başka bir parti için seçtiklerini başka bir partiye katma gibi: Nice moral değerlerine darbe vuran uygulamalar, her şeyi ortaya sermiyor mu?

Hem de millet açlık ve yoksullukla kıvranırken...

Milletin derdine tercüman olan siyasilerle gazeteciler; ya halkı kin ve nefrete tahrikten, ya da bir yerlere hakaretten zindanlara takılırken...

Mesele ülkeyi yönetmenin ötesinde, bir başka güzergaha giren bir mesele değil de nedir?.

SİYASETİ VE ADALETİ DÜŞMANCA YAŞAYAN BİR TÜRKİYE İÇİN DÜŞÜNDÜRÜCÜ DEĞİL MİDİR? YARGILANMASI GEREKMEZ Mİ? HEM DE TANIĞI TÜM MİLLETİN OLDUĞU... MİLLETİN VİCDANINDA YANITINI BULACAK BİR MAHKEMEDE. ÇÜNKÜ GÜVENİLECEK BIR TEK ORASI KALDI.