Gel de yazacak güzel şeyler bul...

Gel de günün her saatinde alkışlanacak güzel şeylere tanık ol...

Gel de devlete saygınlık kazandıracak konuşmalarla, devleti kısır çekişme ve seviyesiz tartışmalardan uzak tutacak siyasetçileri bul...

ÇOK ZOR ÇOK...

Ara ki bulasın memleket arazisinde.. Çünkü ağzını açıp gözünü kapayarak boşa konuşan kimi siyasetçilerden bıktı bu millet...

Millete ve devlete değil tepede bir yerlere yaranma çabasından da bıktı bu millet.

Çünkü ülkede tek gündem var, o da: Devletin gücü ve yargıyla muhalefetle hesaplaşma gündemidir.

Yurttaşları açık açık 'SİZ-BİZ' olarak ayrıştırma, ülkeye hizmet etmek varken, zamanı bir siyasal çıkar uğruna ; kin, kavga ve saldırı ile boşa harcama gündemi vardır.

Dünyada eşi benzeri olmayan bu hesaplaşma siyaseti yüzünden Türkiye her geçen yıl ağır faturalar ödeyerek geriye gidiyor.

Millet olarak son yıllarda olup biten tüm yanlışları: Gördük, Duyduk ve de Biliyoruz artık. Hem da öyle gizli tanık, gizli iftira ve ifadelerle değil, MİLYON MİLYON GERÇEK VE CANLI TANIK OLARAK BİLİYORUZ! Devletin gücünün muhalefetin üzerine nasıl çevrildiğini, bu yüzden memlekete yapılması gereken hizmetlerin nasıl aksadığını milletçe biliyoruz elbette.

Durum böyleyken nasıl güzel şeyler yazalım?

Milletin yoksullukla, devletin de büyük rakamlı borçlara ödediği faizlerle bunalıma girdiğini artık dağlar, taşlar, uçan kuşlar bile biliyor. Dünya ülkelerinin her saat başı bildiği bu gerçeği milletten saklamak asla mümkün değildir.

ÇÜNKÜ: DEVLETİN GÜCÜYLE MUHALEFETLE HESAPLAŞANLAR, ÖTE YANDA MEMLEKETE YAPILACAK HİZMETLERİ UNUTTU. TAM TERSİNE SON YÜZ YILDA KAZANILAN TÜM YATIRIMLAR YA SATILDI YA DA KAPATILDI. . BÖYLECE TÜRKİYE HEMEN HEMEN HER ALANDA ÜRETİMDE GERİLEME DEVRİNE GİRDİ. Buna sebep olanlar elbette millete hesap verecektir.

Devleti yönetmek için seçimle milletten emanet alanlar, bir sonraki seçimde, ne ektilerse onu biçerler elbette.

Boşuna dememişler: " Gün gelir hak yerini bulur " sözünü.

Demokrasi Arşivleri ve Siyasi Tarih sayfaları bu konularla dolup taşıyor.

Devleti yönetenlerin ve ittifak ortaklarının, her kalabalığı gördüğünde bir yargısız infazla muhalefete nasıl yüklendiklerini... Seçimle gelerek belediye başkanı olan muhaliflerin henüz kesinleşmemiş bir yargı kararıyla nasıl da zindanlara konulduklarını, onların ve diğer görevlilerin nasıl da mağdur edildiği... Bu yapılan siyasal haksızlıklara Milletin meydanları doldurarak nasıl tepki gösterdiğini dünya biliyor.

Sonuç: Millet dayanılmaz bir tarihi bunalımla baş başa kaldı. Memleket de küresel alanda gerisin geriye giderek en zorda kalan ülkelerin yanında yer aldı. Ne diyelim yazık oldu millete ve memlekete.

Dileriz ki, bir an önce demokrasiye ve adalete geri döneriz:

Böylece hak yerini bulur. Yoksa bu kavgacı ve kötü yönetilen gidiş, bir sağlıklı gidiş değildir. Çare seçimde, çare milletin devleti güvenilir ellere teslim etmesindedir.

Keşke güzel şeyler olsaydı da yazsaydık. Çok özledik çok.... Milletin yaşadıkları kimsenin umurunda değil...

Kasası dolanlar mutlu ve duyarsız...

Koltuk bulup oturanlar mutlu ve duyarsızdır.

Milletin yüzünün gülmediği bir ülkede, o ülkeyi yönetenler ışıklı ve gösterişli mekanlarda gür bir sesle bağırıp çağırsa ne olur... Muhaliflere durmadan kara çalsa ne olur?

Milletin acı gerçekleri ortada... Devletin acı gerçekleri ortada... Şimdi gel de güzel şeyler yaz. BULSAK DA YAZSAK... Mutsuzluk, umutsuzluk, haksızlık ve yoksulluğun milletin yakasına yapıştığı bir ülkede; eğer birileri güzel şeyler yazıyorsa, işte o birilerine dikkat etmeli!..

Vatan için millet için dikkat etmeli!..