Millet ve devletin en zor günleri yaşadığı böyle bir dönemde; olup bitenlere yakından ilgi duyup çare aramayan ittifak oluşumu ülke yönetimi: Acil ve olağanüstü tedbirler alarak sorunları çözmek yerine; nice boş ve karın doyurmayan gündemlerle uğraşıyor!

NEREDE:

Elbette ki nüfusun 70 milyonunun yoksulluk ve açlık sınırı altında inim inim inlediği...

Adaletin, düştüğü yerden kaldırılmak için utançla beklediği... Başta muhalif partilerle fikir ve düşünce özgürlüğüne güvenerek irade beyanında bulunanların, nice zindanlarda: " NEREDESİN EY VİCDAN, EY ERDEM, EY BAĞIMSIZ YARGI!.." Diyerek, yurdu ve dünyayı yürekten inlettiği öz vatan topraklarımızda elbette.

Mağdur olup hak arayanların adresinde elbette. Her kesimden ve her yaştan insanlarımızın bir bunalım ortamında çırpınıp durduğu her bir yanımızda daha neler neler oluyor elbette.

Peki, bu millet bunları yaşarken, bu ülkeyi yöneten ittifak oluşumu ne işler yapıyor acaba?

İşte yaptıkları: Ya TBMM'DE milletin derdini konuşmak ve çare aramak için muhalefet tarafından verilen önerileri geri çeviriyorlar.

Ya da gelecek seçimlerde sandık sandık oy toplama planıyla, yere basmayan, gerçekleri yansıtmayan ve de milletin derdine derman olmayan bazı sosyal siyaset sahnesinde bağırıp çağırarak sözde en kahraman olma güzergahında koşmaya çalışıyorlar!

Hem de millete rağmen... Hem de ülkenin ve devletin bekasını zora sokacak risklere rağmen yapıyorlar!

Bol bol slogan tipi ve demagojik sözlerle kahramanlık edası tavırlarla, elbette ki bir koltuk siyaseti uğruna yapıyorlar bu dayanılmaz çıkışları...

Oysa önce karnı aç milletin karnını doyurmak... Siyasallaşan yargıya olan güveni yerden kaldırmak... İki dudak arasına sıkışan kararla kişilerle kurum ve kuruluşların insanı ve işlerlik haklarına vurulan kelepçeleri açarak onları özgürlüğüne kavuşturmak gibi hayati gündemlere kafa yormalı elbette!.. Yoksa dostlar alışverişte... Düşmanlar da eli işte bilsin gibi; nice gereksiz ve içi boş medyatik şovlarla ne bu millet yönetilir ne de bu devlet...

Zaten bu yüzden yurtta ve dünyada Türk Milletini utandıran tüm rakamlar ortadadır.

Öyle ya: Tarih, millete ve devlete zarar veren böyle bir siyasal yönetimi belki de ilk defa yazacaktır sayfalarına...

Kendilerine: "MİLLİ VE YERLİ" diyerek ülke yönetenler; ortada ne mutlu ve umutlu bir yerli bıraktı, ne de yurtta ve dünyada övünç duyup tarih yazacak milli bir eser bıraktı! Son iktidarın 23 yıllık yönetiminde: Ekonomi ve eğitim çöktü. Adalet ve demokrasi, dünyada eşi benzeri olmayan bir anlayışla komaya sokuldu. Milletin, devlete olan güveni ve inancı sarsıldı.

Çünkü millet başka bir yerde, yöneten ittifak siyaseti de başka bir yerde farklı gündemlerle arayışa giriyor...

Biri karın doyurma peşinde ... Diğeri de bulut üstü bir pembe siyasetle sandıklara oy doldurma işinde...

TÜRKİYE, İŞTE BÖYLE BİR TARİHİ TALİHSİZ GERÇEKLE ROTASINI VE BEKASINI ARAR DURUMA DÜŞTÜ.

Emperyalist kan emicilerle çağın gerisinde kalarak saltanat sürdüren, sözde dindar görünümlü nice Türkiye Cumhuriyeti düşmanlarını mutlu edip sevindiren bu utanç verici gidişat:

Kimin umurunda?

Toplantılarda gür sesle esip gürleyerek: Birkaç kahramanlık sloganıyla ülke yönetmenin geldiği yer: TAM DA TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN ADRESİ OLAN VATAN TOPRAKLARIDIR.

Milletin gündemiyle ittifakla yöneten siyasetin ayrı ayrı gündemlerinin sahneye konduğu topraklar...

MİLLİ VE YERLİ UĞRAŞLARIN GÜNDEN GÜNE TERK ETTİĞİ... YER YÜZÜNDE HEM EN YANLIŞ HEM DE EN KÖTÜ YÖNETİLEN TARİHİ VE TALİHSİZ TOPRAKLAR...

EKMEK, ADALET VE ÖZGÜRLÜĞÜN BİR NUMARALI SORUN OLDUĞU TOPRAKLAR...