Atatürk’ün başarısı çağı değiştirecek olan büyük olayları ve değişimleri önceden görebilmesi, tahmin edebilmesiyle başlar.

Küçük ayrıntılar değil büyük fotoğrafı yorumlayabilmesi onun gerçekten bin yılın tek devrimcisi olduğunun kanıtıdır.

Dünya’da kadın erkek eşitliği konularında Atatürk tek önderdir.

Tarihin hiçbir döneminde hiçbir lider kadın hakları konusunda Atatürk kadar uğraş vermemiştir.

Türk Kadını en büyük desteği Atatürk’ten almıştır.

Atatürk’ün sağladığı kadın hakları:

03 Nisan 1930 belediye seçimlerine girme hakkı,

26 Ekim 1932 Türk Kadınına muhtar köy heyeti ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme hakkı,

08 Ekim 1934 kabul edilip 05 Aralık 1934 yasa ile kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiş olup bu hakları örneğin;

İtalya: 1948

Japonya: 1950

Kuveyt: 2005

Çin: 1947

Fransa: 1944

İsviçre: 1971 yılında vermiştir.

31 Temmuz 1932 Türkiye Güzeli Keriman Halis’in Belçika’da yapılan yarışmada Dünya Güzeli seçilmesi üzerine Atatürk ona Ece unvanını verir ve Türk kadınına şöyle seslenir: “Şunu ilave edeyim ki, Türk Irkı Dünya’ nın en güzel ırkı olduğunu tarihten bildiğim için, Türk kızlarından birisinin dünya güzeli seçilmiş olmasını da çok tabii buldum.”

*

Bir gün Atatürk sofrada, “Kadın mı daha mühimdir, erkek mi” diye sorar.

Kimisi erkeğin önemini ıspata çalıştı, kimisi kadının lehinde konuştu. Fakat en ciddi deliller erkeğin lehine ortaya atılmıştı. Erkek her şey olabiliyordu.

Atatürk biraz sonra şöyle der;

- Doğrudur, erkek her şey olabilir. Fakat onun olamadığı bir şey vardır ki, Dünya’da erişilecek en büyük kuvvet ve şeref onda mevcuttur. Efendiler, erkek her şey olabilir yalnız ana olamaz. Onun için kadın, erkekten evvel gelir. Onun için medeni cemiyette erkek daima kadına hürmetle yükümlüdür.”

Atatürk’ün dediği gibi, kadın ve erkek eşitliğinde, kadınlarımızın neden bir adım önde bulunması gerektiğinin en güzel örneği, onların “ana” olmalarının dışında başka bir örnekle anlatılabilir mi?

Anlatılamaz. Çünkü yaşamın her alanında kadınlar da, erkekler de var.

Tüm erkekleri kadınlar doğurmuş ve analardır adam eden adamı, demişlerdir.

“Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir k, her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir.”

“Ey Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”

Ne mutlu Atamızı yetiştiren Türk Kadınına…

Ne mutlu Atatürk’e sahip olan Türk Milletine…

Türk kadını yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada en büyük desteği Atatürk’ten almıştır.