banner336
banner343
banner246
Sumeyra Dugan
Sumeyra Dugan
23 Ocak 2016 Cumartesi 23:22
‘TEDAVİSİ YOK’ DENİLDİ, BAKIRKÖY’ÜN ‘ÇÖZÜM ÇİĞDEM’İ MÜCADELE ETTİ VE YENDİ!
banner290

ATV Avrupa TV’de yayınlanan Esra Kazancıbaşı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Sağlığım İçin Herşey’ programının İyileşme Öyküleri Köşesi'nin konuğu olan Çiğdem Güreşçi Erzincanlı; program öncesi yaptığımız görüşmede, ilginç ve bir o kadar da taktir edilecek yaşam öyküsünü bizlerle paylaştı.

“2 çocuğumun karındaşı, 2 çocuğumun yoldaşı oldum. Ben 4 çocuk annesiyim”
19 yaşında bir kız ve 21 yaşında bir erkek çocuğu annesi olan Erzincanlı, “4 çocuk annesiyim. 2 çocuğumun karındaşı, 2 çocuğumunda yoldaşı oldum. Ben aslında 4 çocuk annesiyim” diyerek konuşmasına başladı.
Çiğdem Güreşçi Erzincanlı, doğuştan mesnesi dışarıda doğan bir erkek ve 19 yaşında üniversite öğrencisi olan kızı dışında, Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bırakılan ve ailesi tarafından engellilere sağlanan haklardan faydalanması için engelli raporu çıkarılan bir kız çocuğunu yasa ile evlat edinme sürecini anlattı. Anne babası vefat eden ve engelli bir annenin çocuğu olarak dünya ya gelerek, 8 yaşındayken evlat edindiği kız çocuğunu anlatan Erzincanlı, “Kızımın ailesi malesef çocuğa engelli raporu çıkarmış. Bu yüzden çocuk engelliler sınıfında okuyordu. Sosyal Hizmetler’e çocuğu evlat edinmek istediğimi söylediğimde ‘Koruyucu Aile’ olmamı istedi. Koruyuculuk anlayışı ile değil, sahiplenici duygularımla devletine faydalı bir birey yetiştirmek istediğim için bunu kabul etmedim. Bununla da uzun süre mücadele ettim ve sonunda yasa ile vasisi olduğum bir kız çocuğum daha oldu” dedi. Bu gün 10 yaşında olan ve Emekli Öğretmen annesinin, eşinin ve ailesinin de desteği ile yakından ilgilendikleri kızlarının şimdilerde normal öğrencilerle aynı sınıfta okuyan sağlıklı bir öğrenci olduğunu söyleyerek yaşadığı mutluluğu anlattı.

“Kendi doğurduğumu iyileştirdim, Umut’ta da başkoydum”
Doğuştan mesane ekstrofisi olarak doğan oğlu Levent’in doğumundan beri yaşadığı hastane hikayelerini anlatan Erzincanlı, “Oğlum ilk hastaneye yattığında onunla aynı hastalıktan yatan Umut adında bir çocuk daha vardı. Hastalığın tedavisi yok denildiği için sürekli hastane ve doktor arayışındaydık. Umut’un annesinin bu zorlu koşuşturmaya yüreği dayanmadı ve vefat etti. Geçen süreçte Umut’la farklı hastanelere gittik ve bir gün gene bir hastanede yolumuz kesişti. Tedavi sürecinde bu kez Umut’un babası vefat etti. Bu zorlu sürecinde onu hiç yalnız bırakmadım ve bundan sonra da bırakmayacağım. Kendi doğurduğumu iyileştirdim, Umut’un iyileşmesi içinde bu yola başkoydum” dedi. Şu anda 21 yaşında olan Umut’un sağlığına kavuşması için mücadele ettiğini söyleyen Erzincanlı, “Onlar bizim geleceğimiz. Geleceğimiz için bu gün çalışmalıyız” diyerek anlatmaya devam etti.



ÇOCUK ÜROLOJİSİ UZMANI PROF. DR. MURAT DAYANÇ HASTALIĞI VE TEDAVİ SÜRECİNİ ANLATTI

Levent’in doktoru Liv Hospital Ankara Çocuk Ürolojisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dayanç’ın da katıldığı programda Dayanç, Mesane Ekstrofisi hastalığını ve tedavi yöntemlerini anlattı. Mesane ve karın duvarının gelişim kusuru olarak doğuştan gelen bir hastalık olduğunu ifade eden Dayanç, hastalığın göbek kordonu altındaki karın duvarının doğumsal olarak kapanamaması nedeniyle oluştuğunu ve yenidoğanda mesanenin tümüyle dışarıda olması olarak anlattı. Erkek çocuklarında penisin kısa, geniş ve yukarı doğru kıvrımlı olabileceğini söyleyen Dr Dayanç, kız çocuklarında labiumların orta hatta birleştiğini, üretranın iki kenarında ayrık olarak bulunduğunu söyledi. “Çocuğun göbeği yoktur, karın ön duvarı gelişmemiştir ve çocuğun iç organı tamamen dışarıdadır” dedi.

“Aile ilk önce bu şoku atlatmalı ve tedavisinin mümkün olacağını bilmeli”
Anne için bu durumun zor olduğunu ifade eden Çocuk Ürolojisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dayanç, öncelikle ailelere çok büyük bir görev düştüğünü söyleyerek, “Aile ilk önce bu şoku atlatmalı ve tedavisinin mümkün olacağını bilmeli. İlk iş olarak da deneyimli ve tecrübeli Çocuk Ürolojisi Uzmanı’na gitmeli” dedi. Günümüzde hem üroloji, hemde cerrahi eğitimi almış Çocuk Üroloji uzmanlarının yetiştirildiğini söyleyen Dr Dayanç, hastalıkta ilk hedefin böbrekleri korumak olduğunu söyleyerek, ilk 48 saatte açık olan mesanenin kapatılması gerektiğini belirtti.

Türkiyede ortalama 2 bin mesane ekstrofili hastası olduğunu söyleyen Çocuk Ürolojisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dayanç iyileşme sürecinde asıl faktörün aile olduğunun altını çizerek, “Aile çocuğa fiziksel olarak bakarak ve psikolojik destek olarak iyileşme sürecinin en büyük etkenidir” diyen Dr. Dayanç, hastalığın ‘Tedavisi Yok’ söylemlerinin dikkate alınmaması gerektiğini söyleyerek, Levent’in ve anne Çiğdem Güreşçi Erzincanlı’nın mücadelesinin örnek alınması gerektiğini belirtti.



Çiğdem Güreşçi Erzincanlı “Mücadelemde inancımı hiç kaybetmedim”
Programda duygu ve düşüncelerini anlatan anne Çiğdem Güreşçi Erzincanlı, oğlu Levent’in ilk dünyaya geldiği anda ne olduğunu anlayamadığını, hastalığın basit bir ameliyatla geçebileceğini düşündüğünü fakat doktorlarla konuşunca olayın zorluğunu öğrendiğini anlattı. Toplumsal yanlış anlamalar ve ön yargılardan dolayı hastalığı önceleri gizlediklerini, bir musluğun su kaçırması gibi yıllarca bezle idame ettiklerini ve zamanla böbreklere idrar kaçırma olayının gündeme gelerek, çocuğunun böbreklerini kaybetme durumu ile karşılaştıklarını belirtti. 19 yıl süren bu zorlu mücadelede inancını hiç kaybetmediğini, söyleyen Anne Erzincanlı, “Prof. Dr. Murat Dayanç hocamıza ulaştık ve ilk kez tam bir sonuç alabildiğimiz böbrek kanallarını daraltma, ince bağırsaktan ek alarak mesane büyütme operasyonu ile sonuçlanan ameliyatla başarıya ulaştık . Şu anda oğlumuz doğal yolla idrarını yapabiliyor ve sağlıklı bir birey olarak hayatına devam ediyor” dedi.

"Levent 10, Umut 25 kez ameliyat oldu" 
Hastalık sürecinde çocuğunu hiç bir zaman toplum dışında tutmadığını belirten anne, “Levent 10, Umut ise 25 kez ameliyat oldu. Hastalığını çocuğuma hiç sezdirmedim. 19 sene uğraştım ama çocuğum artık çok iyi. Üniversite eğitimine devam ediyor, tam anlamıyla sağlığına kavuştu ve kız arkadaşı var. Bir anne olarak bundan daha büyük bir mutluluk ne olabilir” diyerek, hastalıkla mücadele eden ailelerin kendilerine http://www.engelliler.biz/forum/blogs/blog3309-mesane-ekstrofisi-biz-iyilestik.html internet adresinden ulaşabileceklerini söyledi.



“Şanslıyım çünkü, böyle bir annem ve ailem var”
Programın sonunda konuşan Levent Erzincanlı’da hastalığın çocukta yarattığı duygu ve düşüncelerin psikolojik zorluklarını anlatarak, “Sosyal ortamda arkadaşlarınızdan gizliyorsunuz, bir yerden sonra ortamda fark edenler olunca dalga geçmeleri, çocukça şakalarıyla başetmek çok zor oluyor. Karamsarlığa kapılıyorsunuz çünkü iyileşen olmadığını duyuyorsunuz. Ailemin ve özellikle annemin büyük desteği ile o karamsarlığa hiç kapılmadım. Bu gün sağlıklı bir birey olarak aranızdayım ve kendimi şanslı hissediyorum. Böyle bir annem, böyle bir ailem ve doktorum olduğu için”dedi. 


- SELVİ SARITAÇ - KENT YAŞAM GAZETESİ


Son Güncelleme: 23.01.2016 23:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner344

banner322

banner272