Galatasaray son 3 yılının şampiyonluğunu ‘gegenpress’ oyunuyla kazandı. Eskiden Fatih Terim’le yapılan bu baskılı, tempolu oyun son 3 yılda Okan Buruk’la iyice yerleşmiş görünüyor ve Galatasaray şu anda rakip kim olursa olsun benzer bir oyun ortaya koyabiliyor.

Çaykur Rizespor’u 3-1 mağlup eden sarı-kırmızılılarda bugün bu eksikti. Maçın başında kontrol tamamen Galatasaray’da olduğu için pres yapacak bir durum yoktu fakat top Galatasaray’dayken pres oyunundaki aynı başarı yine gösterilemedi. Üretken ayakların ağırlıkta olduğu takım neden üretemiyor bunu sorgulamak gerekir.

Duran toplar tamam! Gerçekten de son yıllarda Galatasaray’ın en büyük silahından biri duran toplar oldu. Gabriel Sara’nın adrese teslim ortaları Cimbom’u kısa yoldan hedefe götürüyor, peki akan oyunda verkaçlar, organize top çevirme ve set oyununda Galatasaray neden çuvallıyor? Bu durumun bu sezon değişeceğini düşünüyorum. Özellikle Leroy Sane’nin adaptasyonu tamamlandığında ve Barış Alper Yılmaz olayının çözülmesiyle birlikte takımda taşlar yerine oturacak ve topa sahipken de pres oyunu gibi başarılı bir grafik çizilecek.

Son Şampiyonlar Ligi maçlarımızı hatırlayın. Bakın çok çarpıcı bir istatistik vereceğim. Bayern Münih ve Manchester United maçlarında top daha çok rakipteydi. Galatasaray iki takıma da karşı kafa kafaya oynadı, Münih’i iki maçta da elinden kaçırırken, Manu’dan 4 puan aldı. Peki Kopenhag maçlarında ne oldu? Evimizde 2-2 kaldığımız maçta yüzde 64 topla oynadık, deplasmanda da yine aynı şekilde yüzde 64 topla oynayıp bu kez 1-0 mağlup olmuşuz. Yani iki maçta da top bizde ama 4 puan bırakmışız.

United maçlarında da Münih maçlarında da hep presle kazanılan top lehimize pozisyon, gol veya penaltı oldu. Topu kapıp hızlıca hedefe giden bir Galatasaray varken, top çevirdiğinde hedefe gidemeyen, pas hatası yapan ve topu kaybettiğinde de kalesinde pozisyon gören bir Galatasaray var. Okan Hoca’nın topa sahip olma oyunuyla ilgili ciddi reformlara gitmesi, Galatasaray’ın gece gündüz set hücum organizasyonları ve pas trafiği çalışması gerekiyor.

3 yıldır devam eden bu durumu son Çaykur Rizespor maçında da gördük. Pas yaparken kaptırdığımız bir top ağlarımıza gitti. 3. Golde ise yine presle kazanılan topta Mauro Icardi topu boş kaleye gönderdi. Tıpkı Fatih Karagümrük maçında olduğu gibi. Galatasaray hep aynı golleri yiyip hep aynı golleri atıyor.

Galatasaray eğer ki pres oyunundaki başarısını topla oynadığında da gösterirse Şampiyonlar Ligi’nde bu sene karşılaşacağımız ve müzesinde Şampiyonlar Ligi kupası olan o 5 takımın hepsi bizden ciddi şekilde korksun!